YILDIZSIZ GECELERDEN GÜNEŞSİZ SABAHLARI...
YILDIZSIZ GECELERDEN-GÖKÇE KIRGIZ
LİNKİ TIKLAYINIZ LÜTFEN....
http://www.fileden.com/files/2008/7/5/1990037/Movie1yildizsingecelerdeebruu.swf

Glittery texts by bigoo.ws

YILDIZSIZ GECELERDEN-GÖKÇE KIRGIZ
LİNKİ TIKLAYINIZ LÜTFEN....
http://www.fileden.com/files/2008/7/5/1990037/Movie1yildizsingecelerdeebruu.swf

Serüvendir yasamak;
Ne getirir , ne götürür belli olmaz,
Bir gün ağlar,bir gün gülersin.
En umutsuz anında;
Yaslar süzülürken yanaklarından,
Birden donuverir hatırladığında,
Işığın olur , karanlıkları delersin.
Ya da katılırken kahkahalarla,
Yüzünde açan gülleri göstermek istediğin,
Belki yanıbaşında belki çok uzaklarda,
Ama bir yürek atisi kadar yakındır sana.
Kasvetli bir sabaha merhaba dediğinde gülerek,
Ya da düz yolda tökezlediğinde,
Elerini avuçlarında hissedersin.
Çoğu zaman yalnızsındır kalabalıklarda;
Sahte gülücüklere sahte gülücüklerle karşılık verirsin.
İlişkiler vıcık vıcık,
Menfaat, ihanet, riya vardır hep etrafında,
Tiksinirsin...
Hani bazen manasızdır yasamak;
Ot gibiyim der dalar gidersin,
Bir film şeridi gibi geçerken yasadıkların,
Bir iki kareye takılır gözlerin,
O karelerden sevgi akar damarlarına ,
Birden canlanır , dirilir , güçlenirsin.
Dört elle sarılırsın sonra hayata,
Meydan okursun , kafa tutarsın,
Dünyayı sırtlayıp gidesin gelir,
Ben de buradayım dersin.
Bir kucak açarsın
Kolların dünyayı sarar,
Bir gülümser,içinde çiçekler açar,
Yüreğinde mevsim ilkbahar olur.
Yanında yüksek sesle düşünür,
En mahrem sırlarına ortak edersin.
Kimi zaman kalbini kırdığın,
Kimi zaman gönlünü aldığın olur,
Almadan veren,çağırmadan gelen,vedasız gidendir.
Gün olur araya yollar,yıllar girer,
Ama hep taze sımsıcaktır anılar,
Hatırlayınca gülümsersin.
Korkmazsın...
Buz üzerine yazılı değildir yitip gitmez,
Onunla alıp verdiklerin,
Bilirsin,
O benim " CAN DOSTUM " dersin...

"yalnızım çünkü sen varsın"
"gel" desen gelirdim
gittiğin uzakta bendim
dağ gibi bir ihanetten düştüm
bu kendime son gelişim
ölümbaz öpüşler kusuyorum ceplerime
kendimi suçüstü yakalıyorum
ve kentsizliğimin isimsizliğini
Araz´a uyak düşüyorum
gözlerime senden düşler sürüyorum
ıslak bileklerim kan bayramına yatıyor
bana en büyük tehdit yine ben oluyorum
sonra bir durağa yaslanıyorum
sonra bir kente
ve sen gidiyorsun
ben kanıyorum
diyorlar ki "kendini dinleme hiçbir şey söylemiyorsun"
oysa "gel" desen gelirdim biliyorsun
yorgun Haliç´e biraz inat
biraz ihanet bırakıyorum
ellerinden bir tedirginliği bir tehdidi avuçluyorum
aklıma düşüyorsun
düşüyorum
düşünce
üşüyorum
azgın hüzünlerle körlüğüme göçüyorum
ayrılığın saati kaç geçiyor bilmiyorum
yalanlarımla bir hiçlikteyim
beni içinden kaç
bu kentte her yağmur kendini ağlar
aklıma düşsen yalnızlık oluyorum
ağzımdaki uykudan öpmüyorsun nicedir
nerde kimi üşüyorsun
artık kendini yakan bir ateşim
kendimize birbirimizden düşler yapamıyoruz
şimdi boş duraklara yaslanıyorum
boş kentlere
oysa "gel" desen gelecektim
gün düşlerime dönüşlerimde
bakışın içiyor beni gözlerimden
gövdemi düşürüyorum güz yavrusu duraklara
uzaklığına uzanıyorum
sevdiğin sonbahar geçiyor üstümden
ama artık hiçbir göğü içmiyorsun dudaklarımdan
yıkılıyorum şarkılara
"kimseler biliyor"
yalnızlık dostumdu
şimdi korkum oluyor
oysa "gel" desen gelecektim
artık her şey kımıltısız bir geceye dönüşüyor
güz artığı saçlarımda oynaşan sensizlik
göz karana yenik düşüyor en korkak yanlarımdan
kendimi yitirdikçe sana gidiyorum
göbek çukurumda sobelere karanlık uyutuyorum
düş satıcısı ispiyoncu bir ihtiyarın insafına kalıyorum
uysal yalnızlıklar satın alıyorum
gülüşümle ödeyerek
ve içimde yalancı bir katil taşıyorum
yeni utançlar biriktiriyorum eski günahlarıma
cüzamlı ruhlar cehennemine gidiyorum ben
kirli sözlerimi temize çekme
oysa "gel" desen gelecektim
gözlerim ihanete ihbar taşıyor
kuşkulu bir cinayeti fısıldıyor kaşlarına
sözü namluna sürmelisin şimdi
en yaralı yanımdan vurmalısın beni
çünkü uçmak düşmeyi göze almaktır
avlunda bıraktığım az kullanılmış intiharları deniyorum
ne vakit nikotinli ellerinden yola çıksam
susuşuna kan döküyor gözlerim
sen gözüne çiğ kaçtı sanıyorsun
oysa bilmelisin Araz´ım
kimsenin içi görünmez
ve hiç bulamadıklarını
asla yitiremezsin
bak şimdi aramızda sessiz kalıyor
söylenecek bütün sözler
her sabah akşam oluyorsun
alnından ellerine damlıyorsun
yüzündeki yağmurla iniyorsun kente
içine dert oluyorsun kentin
dışına yağmur
yüreğinde dağılıyor kristal şehirler
duvarların kan öksürüyor
ve sen
başkalarının gözlerini
yüzümde aramamayı öğreniyorsun
beni bir durağa yaslıyorsun
beni bir kente
gidiyorsun
oysa "gel" desen gelecektim
susmak en inatçısı olmaktır yalnızlığın
en susmakta neydi öyle
sen en dinlerken
biliyorum Araz´ım
insan kendini bulmamalı, hep aramalı
gittiğin yerden başlıyorum öyleyse
gece cinnetlerimi de alıp yanıma
denize bakmayı bilmeyenler
bir gün mutlaka boğulur
işte bundandır gözlerinden kaçışlarım
siz hiç yar saçının bir telinden kendinize gurbet yaptınız mı
ben şimdi gurbetim
içimde taşıyorum
heba olsa da senlerce yılım
oysa "gel" desen gelecektim
ömrümden düşürdüğüm sol anahtarlarına takılıyorum hep
ve hayat yüklü kamyonlar geçiyor üstümden
şairler ölüdür derler
inanmıyorum
en karanlık ceketimi giyiyordum
ışığa kördüm çünkü
şimdi ise güneşe ilerliyorum
dirilmek için
kimliği paslanıyor eski bir anarşistin
gecenin kör gözünden utanıyorum
hadi bana en militan kelimelerle saldır
batır içime cümlelerini
beyhude bir dehşet bırak
hak ediyorum
gizlilikten ölmek üzere olan bir akrep sızıyor içime
can kaybından ölüyorum
cenazemde namaz kılacağım
zan altındayım
yalanıma inanıyorum
yorgun söylentiler kanıyor solgun yaralarımdan
kırılır mı bilmem hüznümde taşıdığım kin
kinim kendime
susuşum sana
küsüşüm tüm dünyaya
üstü kalsın ihanetimin
"gel" desen gelecektim
yine bir tren geçiyor içimden
sen kesiliyorum gülüşümün karşılığı
saçların bir rüzgarın öyküsünü taşıyor
görmüyorum söylemiyorsun kırılıyorum
hiçliğimin etleri yolunuyor şizofrenik bir gecede
sana bir öykü çıkarıyorum ağzımdan
süsle beni ey aşk
geçtiğin yerleri öpüyorum
yarısı yanık bir aşkın küllerini taşıyorum
dişlerindeki nikotin tadı terkimde
sirenler ve ateş hatları içip
sesini peydahlıyorum kendimden ve kentimden
ıslak ceplerimi buluyorum el yordamıyla
yasadışıyım
tutukla beni gözlerimden
kalemim bitti yitirdi şiirini şuur
öldü kanımdaki mürekkep balığı
solumdaki sise intihar etti intiharlar
bir aşkı kaça katlayabilirdi ki ezik bir yürek
yaşamak için geç bir zaman
ölmek için ise erken
çok davullu bir senfoni sürçüyor
dikiş tutmaz ayrılığımda
kirpiğinden yapılma bir darağacına
geceyi asıyorum
yoksun
bu yağmurlar ıslatmıyor beni
bir durağa yaslanıyorum sensiz
gidişinin en sessiz harfinden yırtılıyorum
"gel" desen gelecektim oysa
kulaklarımdan bordo denizler dökülüyor
şimdi herkes biraz sen biraz acı
göğsümde bir vagon
gizli sözler batıyor
fırtınalar çıkıyor üstüme
şakağımda
intihar acemisi bir şairin
delilik provaları
arkandan uluyan kapılardan
söküyorum kokunu
yokluğunu kokluyorum
yokluğunu yokluyorum
çöz gözlerimi senden hadi
ücranda yak bakışımı
gözlerine bekçi sevdam
dünden ve senden kalmayım
içine her düşen
kendi keşfi sanıyor seni
oysa sen
melekleri bile kıskandıracak kadar kendinsin
ve kendini acıtmak istiyorsun
ama güller kendine batamaz
bilmiyor musun
"gel" mi diyorsun
herkes kendi gördüğüne bakar
peki hayatın rüzgarında kime yelkeniz
kıpırdamadan duramayız bir aşk boyu
hadi en kanadığımız yerden susalım
"gel" desen gelirdim
"git" dedin ve gittin
Aşka...
Rüzgara...
Ayrılığa...
Zamana...
Gönderen ..nasyonel

Bana Bir Haller Oldu
Görür görmez kalbim sana vuruldu
Sanki canım canın ile bir oldu
Sevdan ile kantlanmış yüreğim
Bilmiyorum bana bir haller oldu
Gel bana bu gece gel yanıma
Artık seni istiyorum kollarıma
Deli gibi beklemek öyle zor ki
Yetti canıma
Görmeyince özlüyorum delice
Rüyalarım senle doldu her gece
Değişti tüm duygularım sevince
Bilmiyorum bana bir haller oldu
Bitse Şu Hasret
Ne zaman yağmur yağsa
Burkulur biran içim hüzün gönlüm
Sen gelirsin aklıma
Sen gelirsin aklıma
Yanarım ağlarım
Bitse şu hasret
Kavuşsam sana
Dinse bütün acılar
Şu ayrılık olmasa
Ne zaman güneş batsa
Ürperir bir an içim
Nazlı yüzlüm sen gelirsin aklıma
Yanarım ağlarım
.
Gelsen Bir Akşam
Seni beklemekle geçti yıllarım
Korkuyorum birgün bitecek sabrım
Hasretinle için için yanarım
Ne olur habersiz gelsen bir akşam
Yağmurdan ıslanmış üşümüş olsan
Tesadüfmüş gibi kapımı çalsan
Gitmesen her zaman benimle kalsan
Ne olur habersiz gelsen bir akşam
Hep O Sevgi
Boğar beni karalıklar
Yatarımda uyuyamam
Dört yanımı sarar mazi
Uğraşıpta unutamam
Başucumda döner döner
Bazen yanar bazen söner
Bağrımı ikiye böler
Hep o sevgi hep o sevgi
Bazen gündüz bazen gece
Bir gün değil senelerce
Sürüp gider bu işkence
Hep o hasret hep o hasret
Nasihat
Gel gel hadi durma vakit geçmedin
Gönlüm başkasını seçip sevmeden
Pişmanlık kapımda bir vazgeçersem
Ararsın hep beni nereye gitsem
Baksana bana hayırsız
Yere bakma yürek yakma insafsız
Nasihatım olsun benden sana
Aman ola can yakma
Deli deli sevip kal yarı yolda
Kapıma gel inşallah
Duy duy beni anla
Kal kal sen yanımda
Pişman olursun sonunda
Sana Ben Gelemem
Eski günlerden eser kalmamış
Güneş bir daha öyle doğmamış
Uğrunda öldüğüm aşkın yalanmış
Susmayın gözyaşlarım birşeyler
Söyleyin
Sana ben gelemem
Bana yasaksın sevemem
Adını anamam yüzüne bakamam
Sevemem
Hep gel diyor bakışların
Gelemem, gelemem ah gelemem
Çare değil göz yaşların
Silemem silemem ah silemem
Sen aşkıma mahkum oldun
Artık seni bekleyemem
Yere göğe sığmaz aşkım bitti
O yalan rüzgarı esti gitti
Yüreğim bir daha yeminler etti
Sevemem sevemem an sevemem
Yabancımıyız
Efkarlıyım bugün dünden çok
Hüzün fasıllarında seviyorum hala
Yalanım yok inan dünden de fazla
Sende bu akşam dalacaksın
Dolu dizgin hatıralara
Biliyorum sende yanacaksın
İnkar etme seviyorsun hala
Yabancımıyız seninle biz
Sevgilim aramaz sormaz oldun
Düşmanmıyız seninle biz
Sevgilim söyle ne bileyim
Yangınım
Sevgilim yokluğuna can dayanmaz
Olamaz sensiz dünya dayanılmaz
Hayalinle avunamam
Yokluğuna dayanamam
İnan yerin doldurulmaz
Ben sensiz yaşayamam
Yangınım gülüşüne
Yangınım göz süzüşüne
Can yakan öpüşüne
Yangınım ah yangınım
Yeminler Olsun
Gözümü sende açtım
Başka gül koklamadım
Yalnız seni sevdim ben
Yalnız sana aşığım
El sözüne inanma
Başka biri olamaz
Yalan dolan hep bunlar
Senin yerin dolamaz
Ben seni hiç aldatmadım
Yeminler olsun
Ben seni hiç unutmadım
Gözüm kör olsun
Bana derman olamaz senden başkası
Öldürür inan beni bu kalp ağrısı
Yıkıla Yıkıla
Yıkıla yıkıla yaşayan benim
Geceler boyunca kahrolan benim
Ahedip inleyen yıpranan benim
Kötüysem düşkünsem kime ne bundan
Hayatım karanlık yerlerde geçer
yüreğim kırılmış kadehe benzer
Yüzüme nefretle bakmayın yeter
Kötüysem düşkünsem kime ne bundan
Çektiğim çileler kendime benim
Tutupta birine vurmaz ki elim
Çekilin üstüme varmayın benim
Kötüysem düşkünsem kime ne bundan
şiirleri gönderen. nasyonel

EĞER
O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
CAN YÜCEL

Karşımdasın. Elimi uzatıp dokunabiliyorum sana. Ne büyük mutluluk bu... Gördüğüm en güzel şeysin. Senden öte tanımladığım başka hiçbir şey yok. Her şey senin adınla anılıyor benim dünyamda. Bütün çiçekler sen, bütün yıldızlar sen... Bir sanat eserisin, bakmaya doyamadığım. Tanrının bana armağanısın, ve artıyor her geçen gün sana hayranlığım. Yüzünde kuşlar, gözlerinde hayatın ta kendisi var. Öyle gerçeksin ki...
Gözümü açıyorum sen, kapıyorum sen... Hiç bitmeyen serüven... Günümün en keyifli anı, uykumun en tatlı rüyası... Seni soluyorum, havadasın. Seni kokluyorum, doğadasın. Hele şimdi sonbaharsın. Ya da sonsuz bahar.
Seni yaşıyorum, canımdasın. Canımsın... Sarılsam sana, bin yıl geçse, bir an bile ayrılmasak... Ten tene, yürek yüreğe sonsuz baharın en aşk dolu iki yaprağı olsak... Ağaç ağaç gezip, yeşersek, açsak. Yere düşsek, kalksak... Seni bilsem, bir tek seni. Seni görsem, bir tek seni... Sesin sarhoş etse beni... Öyle içimdesin ki...
Bir saniye iste benden sensiz geçirdiğim, veremem. Sensiz geçecekse geçmesin zaman, istemem. Seninle yeniden doğdum, yeniden doğuşun kanıtıyım ben. Senden önce geçen zamanı, sana ulaşmak için yürüyerek geçirmişim, kimmişim bilememişim. Şimdi başımı çevirip geriye bakmıyorum bile. O yol yüründü ve bitti, artık seninle yürünecek bambaşka bir yol var önümde. Yorgunluk nedir bilmeyeceğim, hiç şikayet etmeyeceğim ve bir tek adımda bile tökezlemeyeceğim uzun, aşk dolu bir yol... Öyle aklımdasın ki...
Ah, sensiz kalmıyor muyum bazen yıkasım geliyor gördüğüm bütün duvarları. Ardında seni bulurum sanıyorum. Ne ayrı koyduysa bizi, zaman ya da yollar, bir kalemde silesim geliyor. Sana dokunmamı engelleyen ne varsa, bir kadehi yere çarpıp tuzla buz eder gibi parçalamak istiyorum. İsyanım taşıyor, kendi öfkemden korkuyorum. Ve kavuşmak... Bunu düşünmek içimde kırılmış bütün aynaları tamir ediyor. Mavi bir yağmur başlıyor, ıslanıyorum. Maviye boyanıyorum. Öyle özlüyorum ki...
