| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
www.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.ws
Glittery texts by bigoo.ws

NEHİR

Yazılar arşiv 07.2008 Other entries in 2008-07 resimler , videolar
 

Bensiz Hayatında Mutluluklar Dilerim...


27bk9  
Ben'li çilelerin, ben'li pişmanlıkların bitti artık. Dilediğince özgürsün... Mavi gökyüzünün altında istediğin düş ülkelerine kanatlanabilir yüreğin...Dilediğin mevsimlerde delice ıslanabilir gözlerin... Bana çıkan tüm yolları adres defterlerinden sil artık..

Adımın üzerini kalın harflerle işaretleyip kaldır beni hatıralarının en tozlu raflarına...


Bana dair tek bir satır kalmasın , tek bir cümle olmasın dudaklarında..
Madem sana acı çektiriyorum, madem ben sende pişmanlığı anımsatıyorum bırak bitsin bu çile..Ben sana acı çektirmek için gelmemiştim..
Ağır yaralı yüreğine umut diye girmiştim oysa.. Şimdi sende " kanayan pişmanlık " olmuşken unut beni...Hiç yaşanmamış say yaşananları.. Ben'li hatıraların üzerine karanlığı ört ve kapat tüm perdelerini.....Bana kattıklarını, bana bıraktıklarını topla yüreğimden...
Sözlerini, yeminlerini sök dudaklarımdan...

Ama bir şeye dokunma ne olur...Seni " sen " diye seven yüreğime dokunma...Dokunma, acıtır yalnızlığım yüreğini.. Dokunma, kanatır diz boyu karanlığım o ince dudaklarını....Hayatımda yenilmeye alışmışken senin yenilgine de alışırım ben...Ben nice yürekte canlı canlı gömüldüm senin zaferlerine de alışırım sevgili....

Bırak dokunma kanayan yaralarıma..

Cennet kokulu tenini sıçramasın kirli yüzümden akan yalnızlıklarım...Daha fazla acıtmasın pişmanlıklarda avutulmuş hatıralarım....Topla cümlelerini dudaklarımdan...
Her şey bitti artık...
Ve her şey bitmişken, sana git demeyeceğim....

Gitsen de tek bir kelime bile etmeyeceğim..
Susmalıyım. Susuyorum...En derininden, en acısından suskunluğumda saklı cevaplarım sevgili... Belki de tüm cevaplarım soruların da saklı....

....Bana kalan acıları, bana bırakılan yenilgileri- sevgin için bedenimi yüreğimi semer bileceğim - sırtıma yüklenip gidiyorum...Kapıyı aralamana gerek yok sevgili..
Sana geldiğim yollardan gitmeyi de bilirim ben....
Gerek yok " en iyisine sen layıksın " sözleriyle avutulmuş devrik cümlelere...Ben iyi bilirim tozlu yolları....Gidiyorum, tüm zaferlerin başkumandanı olarak ayrılığın ganimeti olarak tüm hatıraları yakabilirsin..


Ben'li tüm yaşananları da unutabilirsin...Artık söze gerek yok...Gitmeliydim ama bu kadar erken değildi..Gidiyorum bir bedende " yüreksiz " yaşamayı öğrenmeye gidiyorum..Gidiyorum öznesi çalınmış cümlelerde
sana " susmaya " gidiyorum....


Biliyorum sen bensiz de yaşabilecek kadar güçlüsün..Hayata kaldığın yerden devam edeceksin
...Noktasız, virgülsüz...Oysa ben..Oysa ben yaşadıkça hep bir eksik vereceğim sabah ictimalarında..Hep bir sen eksik olacak nefes almalarım..Artık öznesiz paragrafların içinde yarım cümlelik olarak adam sayılacağım...Artık ben " sensiz " varolacağım....


Topla cümlelerini dudaklarımdan..Bana vaat edilmemiş yarınlarımı da yanına al...Bir de benimle yaşadığın mutlulukları. Bir de sana yazdıklarımı.Kötü bir gününde gözyaşlarını kurulamak için kuru bir peçete niyetine kullanırsın senli satırlarımı...


Unutmadan bir teşekkür borçluyum sana; kısa bir süreliğine de olsa yarımlığımı, yalnızlığımı unutturduğun için

...Ve de yaşattığın tüm mutlulukların için....Teşekkürler sevgilim....Giderken sakın ardına bakma...Gözlerin pişmanlıklarında, günahlarında kalmasın...

Sana paylaştırılmış her acına ben yüreği kefil gösterdim..Sen yüzünü aydınlığa çevir sadece..İnan bana bensiz hayatta seni hep mutluluklar bekliyor olacak...Çünkü sensiz bir yerde yaşarken bile her nefesimde bin dua saklı olacak sana...

Artık mutluluğa kanatlanma zamanın geldi sevgili...
Bensiz olsan da;
Her güneş, gözlerine doğmaya,
Her rüzgar, saçlarında dolaşmaya gelecek...
Hadi git....

Varlığımda acı çekmektense,
Yokluğumda mutlu ol....
Çünkü; mutluluklar en çok sana yakışıyor sevgili...


"Topla cümlelerini dudaklarımdan...
Her şey bitti artık... Maviler kadar özgürsün artık...
Dilediğince uçabilirsin....
Yolların hep Cennete çıksın sevgili...."

Bensiz hayatında mutluluklar dilerim...
Hoşcakal hüznüm/ hoşcakal yüreğimi adadığım ömrüm..../
www.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.ws
Glittery texts by bigoo.ws

 
 
 
 
 
 
 

Hayatı ıskalamaya lüksün yok senin…..

 frailbybelovedcreaturegli5

Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.

 Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin. Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz.
 Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. "Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.
 Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak" yaşamayı öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki…. Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana.Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası….
 Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan yürektir.Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini…
 Hayatı ıskalamaya lüksün yok senin…..
www.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.ws
Glittery texts by bigoo.ws

 
 
 

BEN ÇEKİLİYORUM HAYATTAN

  28rj0
Kaçıncı yanılışım bu !
Bir tekneye atlayıp da denizin , o en erişilmezin ortasında kaçıncı yalnız bırakılışım !
Gücüm yok
Taakatim yok alıp da elime kürekleri çekecek
Çekip de kürekleri geri dönecek !
Böyle biçare , böyle yalnız , böyle ıssız …..
Kaldım daha önce de evet ve ama bu hani tamda tamam derken bir kere daha işte !
Heveslerim , umutlarım , tüm mutluluklarım alındı yine ellerimden
Çalan kim !
Kapıp kaçan kim
Koşsanıza peşinden , yakalasanıza !
Kaybettim ruhumu , hükümsüzdür yazdım yüreğime kalın puntolarla , görüdünüz mü..
Düşününce şimdi nasıl da zor geliyor , hayat boyu süreceğini bildiğim o mahkeme kapısından girmek içeri
Hakkımı aramaya kalkmak hiç bitmeyecek bir kitabın ön sözü olarak kalmak olacak , biliyorum !
Önsöz okunacak , sırası geçecek ama kitap hiç bitmeyecek !
Biliyorum
Yaşadım çünkü !
O giriş paragrafındaki en afilli cümle oldum daha öncede
Anlayarak okumak , okuduğunu anlamak öğretildi bana , girdiğim bütün türkçe derslerinde
Ahhh çocukluğum
Ahhh kanayan dizlerim
Fasülyedenmiş verdiğin acı , yüreğim kanıyor artık ,
Bilir misiniz acısını
Hepiniz mi kaçırdınız dersleri söyleyin !
Hep birlikte mi kaçtınız okuldan anlatın !
Nerdeydi aklım
Kocaman bir sınıfın içinde , kahverengi bir sıranın üstünde , dev gibi bir yalnızlıkla oturuyorken kimdi gözlerimi kapatan , görmeyeyim diye daha en başından en sonunu !
Toplayıp da gücümü atabilseydim üstümdeki o karabasanı , görebilirdim şimdiki bu eşsiz yalnızlık senfonisinin ilk parçalarının yapa boza nasıl bitirmeye başlandığını taa o zamanlar

Uzun cümlelerden sıkıldım !
İçerimdeki sızıyı kalabalık kelimeler eylemleriyle çoğaltmaktan yoruldum !
İçinden çıkamadığım bu kuyudan , çıkmak için güç aldığım her elin terkinden usandım !

Demiş ya kim dediyse işte ;
-Herkes Hakettiğini Yaşar-
Ağzımın payını aldım
Hakkımı da
Mavi ütopyalarım iç ceplerimde ….
Ben çekiliyorum..
Hayat..
Ziyade olsun sana !!!!!!
KA...
www.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.ws
Glittery texts by bigoo.ws

Etiketler :ben çekiliyorum hayattan
emili
21 Temmuz 2008
18:08
Yorumlar :0
0 fav
 
 
 
 

Deniz Ortadan İkiye Ayrılıyor

Deniz Ortadan ıkıye ayrılıyor..Çok enteresan

Deniz Ortadan İkiye Ayrıldı

Teolojik mitolojideki Hz. Musa mucizesinin aynısı bugün yaşanıyor. Deniz ikiye ayrılıyor ve insanlar denizin içinden karşıya geçiyor? Bakın nerede?

Hazreti Musa'nın Kızıldeniz'i ortadan ikiye ayırdığı mucizenin bir benzeri Güney Kore'de yaşanıyor.

Güney Kore'de bulunan Jindo adası dünyanın en şaşırtıcı doğal olaylarından birisine tanıklık ediyor.



Denizde yaşanan Med-Cezir sırasında deniz iki taraftan çekiliyor ve kara ortaya çıkıyor.

 


Ortaya çıkan kara 2.8 kilometre uzunluğunda ve 40 metre eninde. Görüntü aynen Hazreti Musa'nın Kızıldeniz'i ortadan ikiye yardığı olayı hatırlatıyor

 


Med - Cezir tarihlerinde adada artık geleneksel olarak bir festival düzenleniyor.

 
Güney Koreliler festivale adeta adaya akın ediyor

Milyonlarca insan denizin çekilmesiyle birlikte ortaya çıkan bu yoldan adaya yürümek için burada toplanıyor.
[IMG]Milyonlarca insan denizin çekilmesiyle birlikte ortaya çıkan bu yoldan adaya yürümek için burada toplanıyor.[/IMG]
Ancak Güney Koreliler'e göre bu olayın med cezir olduğuna inanmıyorlar.


Efsaneye göre Jindo Adasında yaşayan köylüler sık sık kaplanların saldırılarına uğruyorlardı.



Günün birinde kaplanlar bütün köyü kuşatınca köyde yaşayanlar can havliyle adanın komşusu olan Modo adasına yüzdüler



Bu arada köyün en yaşlı kişisi olan bir kadın yüzme bilmediği için Modo Adasına gidemedi.Sahile kadar yürüyen bu kadın, adaya geçemeyeceğini anlayınca Tnarıya dua etti.

Duası kabul olan bu kadın için o gün denizden bu yol açıldı.



Yüzme bilmeyen yaşlı kadın bu yoldan yürüyerek karşı adaya ulaştı ve kaplanlardan kurtuldu.



O günden bu yana bu efsane için adada toplanan Koreliler, aynı yolu yürüyerek geçerek Tanrıya dua ediyorlar.

 


Jindo Denizi Gelgit Festivali organizatörleri ise Guiness Rekorlar Kitabı'na kaydettirmeyi amaçlıyorlar.



Çünkü en uzun denizin çekildiği alan Jindo'da...

 

 


     
www.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.ws
Glittery texts by bigoo.ws

 
 
 

AŞKINA TÖVBE ÇEKİYORUM

 

AŞKINA TÖVBE ÇEKİYORUM...

 

Çaresizlikler yumağına sarılmış bedenimden dökülebilecek en derin ahlarla sana bu yazım…

Uykusuzluğumun nöbetini tutuyorum yine

Gözlerim kara duvarlarda volta atıyor

Soğuk bir sessizlik gırtlağıma dolanan düğümleri çoğaltırken hayallerim musalla taşında mevtalaşıyor

Ezikliğine dayanamıyor ruhum

Şimdi aşkına tövbe çekiyorum

Ben’sizliği kiralayan düşüncelerine yumruklarımı sıralıyorum

Çekiyorum sevgimin tetiğini

Kalbimi namlunun ucuna hedef gösterip

O korktuğun sevgimle vuruyorum kendimi

Bu yol çok uzundu

Azığımız sevgi olsa da yetmeyecekti

İçine düştüğün sakat düşüncelerin kurbanı olmamalıydı senin sevgin

Cevabına muhtaç kalmazdım bir an yaşatmasaydın bana

Ama sen önce vurdun sonra acıdın bu can’a

Gönlüne girdiğim günü ahım tutsun diyerek tövbe çekiyorum aşkına

Matem rengi kelimelerle oynar oldu ellerim

Her yeri sis kaplamış

Uzaklığın gözlerimin önünde erirken çarelerim git gide tükeniyor

Vuslatının eşiğinde sefalete sürükleniyorum sanki

Ruhuma düşen cemrelerin tükendiğinden olsa gerek soğudu içim

Bir bahar esintisi, ufkuma doğacak güneş, seyrime düşen meltem zannetmiştim

Oysa şimdi buz kapladı yüreğimi

Zamana sığındım titreyen yetim bir çocuk masumluğunda

Aslını görmeyen gölge cahilliğinde kaldım karanlıklarda

Defterimde dürülen yazgıyı çaldırdım sokak eşkıyalarına

Alnımda kara lekeler kaldı

Derinliğine parmaklarımı bastırdım görünmesin diye

Ama ellerimden taştı kandamlaları

Bakışların tuz gibiydi yar kanadı yaralarım

Saklanmadım

Boğazımı dikenli tellerin yırttığını umursamadan yuttum bakışlarını

Ama şimdi silinmeyen bir yazgının infazı olarak tövbe ediyorum seni sevmeye

 

Yelkenleri suya indi gönlümün

Dimağımda kuru gürültülerden bozma suskunluğum

Sen “benden ne istiyorsun” dedikçe lal kesildi dilim

Hiçbir şey istemedim senden

Beklemedim beni sev diye

Çekilenin nereden geldiğini iyi biliyordum

Kıymet biçilen ruhuma bu kadar acı reva görülmüştü

Aşka düşkünlük varmış serde ki kalbim gölgene düşmüştü

Kabullendim

İtiraza yeltenmedim hiçbir zaman

Ama şimdi tövbe etmeliyim aşkına

Günahmış,yasakmış seni sevmek bana

Haram oldu adını anmak

Düşünceme girdiğin an acılarım canavarlaşıyor sanki

Heybetinden korkmadıkça üzerime çullanıyor

Cesaret istermiş seni sevmek bilmezdim

Ama en cesur halimle ben seni sevdim

Kıymetsizmişim gözlerinde

Hani “gözüm” derdin ya,yokmuşum ben aslında

Bendeki kadar bakışın olamamışım

Ve sen en çok da bunu vurdun suratıma

Ağır geldi seni sevmelerim

İşte şimdi tövbe ediyorum aşkına

Artık korkmayacaksın sevgimden

Saklı tutacağım

Çatı aralarına gizlenmiş sandıklarda çürüteceğim duygularımı

Küf kokacak bütün düşüncelerim

Ellerimde buharlaşacak gözyaşlarım

Yeni yetme aşıkların gözlerinde arayacağım sevgi dolu gözlerimi

Vazgeçmeye meyil etmeden savaşacağım bir çift göze daha bakmamak için

Secdeye kapanacağım akşından azat olmak için

Seher vaktine emanet edip gözlerimi sensizlikle dolu uykulara dalacağım

Rüyalarımda yaşlanacak sana olan sevdam

Saçıma aklar düşürse de yalvarışlarım, bu zindanda müebbet yese de hayatım dayanacağım tövbe kapısına

Kayalar üzerine düşürdüğüm intihar mektuplarına imzamı mühürleyeceğim

Saç diplerimde eskiyen kokuna inat solumayacağım

Nefesime sinen “seni seviyorum” diyişlerime inat tövbe çekeceğim dilim döndüğünce

Kalbimde isminin yazışına inat sileceğim aşkına boyadığım duvarlarımı

Yollarımın sana çıkışına inat felçleştireceğim adımlarımı

Ne kadar engel varsa bir kat da ben ekleyeceğim ve gecemi güne katıp aşkına tövbe çekeceğim

Sensizliğe dayanabildiğim kadar dayandım

Darmadağın olduk bazen

Sen kızdın ben sustum

Kaskatı yumruklar savurdun bedenime

Görünür izlerini hep kapattım ellerimle

Ne yana dönsem vurdu sözlerin

Sol yanımı esir aldığında sağ yanım tutsağın olmuştu

Geceler iliklerimize kadar boğulmuştu zehir zıkkım olan zamanın koynunda

Yağmura susadım sana kandım

Toprağa düştüm aşkınla yandım

Geceye tutundum sesinle derinliğine daldım

Çağlayan oldun aktın içimdeki boşluğa

Oysa taşkınlığın ne beni, ne de seni bırakmadı etrafımda

Kalamadık ki sözümüzde

Savaşa yenik düştü gönül erlerimiz

Hiçbir hekim saplanan hançer yaralarını kapatamadı

Semada inleyen feryadu figana ağızlar açık kaldı

 

Aşkımın sinesine hüzün değdi bu gece

Eylül’dü nede olsa

Gök sıkıntılarını suretime kusarken ben kendimde boğuluyordum

Tövbe ediyordum aşkına

Dizlerimin üzerine çöküp deprem gibi sarsıyordum kendimi; seni sevmelerim yaprak gibi dökülsün diye

Akreple yelkovan arasına sıkıştırılmış küçücük bir kelebeğin hayatıydı ömrüm

Rüzgârına kapılmıştım, nereye savursan gıkım çıkmadan gidecektim

Denizleri aşmak, dağları delmek, çölleri yurt edinmek değildi bendeki

Aştığım yollardan da derdinle çoğalarak ve katlanarak geçiyordum

Hiçbir yer mesken olamadı bana ve ben sığamadım zamanın koynuna

 

Yokluğunu taşmaktan omzumdaki izler derinleşiyor git gide

Saplandığım bataklık içine çekiyor

Ağırlık çoğaldıkça dizlerimdeki derman düşüyor

Uzaktan bakınca masmavi görünen denizim içinde binlerce atığı barındırıyor

Şimdi denizimi arındırmak için aşkına tövbe çekiyorum
www.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.ws
Glittery texts by bigoo.ws

Etiketler :aşkına tövbe çekiyorum
emili
17 Temmuz 2008
18:36
Yorumlar :0
0 fav
 
 
 
 

Arada Kaldık

*BİZİM kuşaklar arada kaldılar. *
*Bizler "bilgisayarlar" ile "
daktilolar" arasında kaldık.*
*"Tel dolaplar" ile "
buzdolapları"
arasındaki kuşağız biz.*
*"Nihansın dideden" ile " Love
story"
arasındaydık.*
*Vitrindeki "Renkli ti-vi" ile evdeki "
siyah-beyaz" arasında ne kadar gidip
geldik, bilemezsiniz.*
*"Hamburger" ile " köfte"
arasındaki
kuşaktır bizim kuşak.*
* * * * *
* "Mahalle bakkalı" ile "
süpermarketlerin" arasında... *
*"Veresiye defterleri" ile " kredi
kartları"nın tam ortasındaydık.*
*"Milliyetçilik" ile " yabancı
sermaye" arasında bir yerde...*
*"G-string" ile " dantel don"
arasında...*
*"Yerli malı" ile " marka"
arasında...*
*"Aşk" ile " flört"
arasında...*
*"Ucu parfümlü mektuplar" ile "
e-mail'ler" arasında...*
*"Alın teri" ile " kolay para"
arasında...*
*"Meyhane" ile " Reina" arasında
kaldık...*
* * * **
*Arada kalan kuşağız biz.*
*"Tel çember" ile " ateş eden pilli
robot" oyuncaklarının arasında kala kala
büyüdük.*
*"Arnavut taşı" ile " asfalt"
sokakların kesiştiği köşeydi yerimiz.*
*İşte bakın;*
*"Cumhuriyet" ile " demokrasi"
arasında sıkıştık, birisine koşsak öbürünü
yitiriyoruz.*
*"Namus" ile " para"
arasındayız.*
*Hangisi?..*
*"Havuç maskesi" ile " botoks"
arasında...*
*"Berber Mahmut" ile " Erkek kuaförü
Lemi" arasında kalmaktı bizimkisi. *
* * * * *
*Yine şaşkınız bu günlerde. *
*El öpülen, şeker ikram edilen ziyaretler mi, yoksa
Antalya'ya gitmek
mibayram?..
*
*Aradayız yine dostlar.*
*Böyle günler gelip çattığında benim canım
sıkılır. *
*Uçuk aklım eski ile yeni arasında sıkışıp
kalır.*
*Tek ayağımın üzerinde zıplaya zıplaya
dönerim.*
*Sonunda...*
*Gülmek** ile ağlamak arasında...*
*Bükerim boynumu.*
*Bir yanımda sevinç, bir yanımda hüzün...*
www.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.ws
Glittery texts by bigoo.ws

Etiketler :arada kaldık!!!
emili
17 Temmuz 2008
15:57
Yorumlar :0
0 fav
 
 
 
 

HAYAT!!!

kendineiyibak 

HAYAT…

Gidene kal demeyeceksin...
Gidene kal demek zavallılara,
Kalana git demek terbiyesizlere,
Dönmeyene dön demek acizlere,
Hak edene git demek asillere yakışır
Kimseye hak etmediğinden fazla değer verme,yoksa değersiz olan hep
sen olursun...

Düşün...
Kim üzebilir seni senden başka?
Kim doldurabilir içindeki boşluğu sen istemezsen?
Kim mutlu edebilir seni, sen hazır değilsen?
Kim yıkar, yıpratır sen izin vermezsen?
Kim sever seni, sen kendini sevmezsen?
Her şey sende başlar, sende biter...
Yeter ki yürekli ol, tükenme, tüketme, tükettirme içindeki yaşama
sevgisini...
Ya çare sizsiniz yada çaresizsiniz...

Öyle bir hayat yaşadım ki cenneti de gördüm cehennemi de.
Öyle bir aşk yaşadım ki tutkuyu da gördüm pes etmeyi de.
Bazıları seyrederken hayatı en önden, kendimi bir sahnede buldum
Oynadım.
Öyle bir rol vermişlerdi ki okudum okudum anlamadım.

Kendi kendime konuştum bazen evimde, hem kızdım hem güldüm halime.
Sonra dedim ki söz ver kendine
Denizleri seviyorsan dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan önce sevmeyi bileceksin,
Uçmayı biliyorsan düşmeyi de bileceksin,
Korkarak yaşıyorsan yalnızca hayatı seyredeceksin.
Öyle hayat yaşadım ki son yolculukları erken tanıdım.
Öyle değerliymiş ki zaman hep acele etmem bundan anladım.

NIETSZCHE

www.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.ws
Glittery texts by bigoo.ws

Etiketler :hayat!!!
emili
13 Temmuz 2008
18:48
Yorumlar :0
0 fav
 
 
 
 

BU UNUTULUR MU?

BU UNUTULUR MU?????!!!!!!!!!!

BU UNUTULUR MU ? (Ama maalesef unuttuk...)

Birinci Dünya Savaşı'nda İngilizlere, 150 bin askerimiz esir düştü. Bu askerlerden bir kısmı da Mısır'ın İskenderiye şehri yakınlarında bulunan Seydibeşir Usare Kampı'na hapsedildi.

Kampın tam adı, 'Seydibesir Kuveysna Osmanli Useray-i Harbiye Kampı' idi. Bu kampta, 1918'de Filistin cephesinde esir düşen 16. Tumen'in 48. Alayı'na bağlı Osmanlı askerleri tutuluyordu.

12Haziran 1920'ye kadar iki yıl boyunca her türlü işkence, eziyet, ağır hakaret ve aşağılamaya maruz kaldılar.

Bu insanlık dışı muamelenin nedeni ise Ermeniler idi...

Kamptaki, Türkçe bilen Ermeni tercümanların yalan yanlış çevirileri ve kışkırtmaları nedeniyle, kampların İngiliz komutanları, azılı Türk düşmanı kesilmişlerdi. Savaş bitmişti. Ancak, kamptaki ağır koşullar nedeniyle ölenler dışındaki askerleri teslim etmek, İngilizler'in işine gelmiyordu. Çünkü, olası yeni bir savaşta, bu askerlerin yeniden karşılarına çıkabilecekleri, Ermeniler tarafından, İngilizlerin beyinlerine işlenmişti.

Çözüm toplu katliamdı... Askerlerimiz, mikrop kırma bahanesiyle, süngü zoruyla dezenfekte havuzlarına sokuldu. Ancak suya normalin çok üzerinde krizol maddesi katılmıştı. Mehmetçik, daha ayağını soktuğunda, aşırı krizol maddesi nedeniyle haşlanıyordu. Ancak İngiliz askerleri dipçik darbeleri ile askerlerimizin havuzdan çıkmalarına izin vermiyorlardı. Mehmetçikler, bele kadar gelen suya başlarını sokmak istemedi. Ancak bu kez İngilizler havaya ateş etmeye başladı. Askerlerimiz, ölmemek için çömelerek başlarını suya soktular. Ancak başını sudan kaldıran artık göremiyordu. Çünkü gözleri yanmıştı...

Dışarı çıkanların halini gören sıradaki askerlerimizin direnişleri de fayda etmedi ve 15 bin askerimiz kör oldu. Bu vahşet, 25 Mayis 1921 tarihinde TBMM'de görüşüldü. Milletvekilleri Faik ve Şeref beyler bir önerge vererek, Mısır'da esirlerin krizol banyosuna sokularak 15 bin vatan evladının gözlerinin kör edildiğini, bunun faili olan İngiliz tabip, garnizon komutanı ve askerlerinin cezalandırılması icin TBMM'nin teşebbüse geçmesini istediler.

Tabii ki yeni kurulan devletin bin türlü sorunu vardı. Bu hesap sorma işi de unutuldu gitti.

Ama onlar unutmuyorlar...

Kendi ihanetlerini bile soykırım ambalajına sarıp, dünya kamuoyuna sunuyorlar. En üzücü olanı da malum birilerinin, bu karalama kampanyalarına çanak tutması...


ŞEHİTLERİMİZE SAYGINIZ VARSA; 3 dakikanızı almaz bu yazıyı arkadaşlarınıza göndermek.

ERMENİLER SOYKIRIM YAPILDI DİYE DÜNYAYI AYAĞA KALDIRIYOR,  BİZİM TARİHİMİZDEN HABERİMİZ YOK!!!
www.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.ws
Glittery texts by bigoo.ws

Etiketler :bu unutulur mu?
emili
09 Temmuz 2008
17:06
Yorumlar :0
0 fav