| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
www.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.ws
Glittery texts by bigoo.ws

NEHİR

Yazılar
 

Vuslatı Senin Yüreğinde Yaşamaya Geliyorum

İmkansızlığı yokluğun zindanda asıp
Vuslatı senin yüreğinde yaşamaya geliyorum.. "


Sana geliyorum umut tarlalarına " sevdamızın " güneşini ekerek. Vuslat kelimelerini tozlu raflardan indirip sana geliyorum. Biliyorum, avuçlarında hasretin alazları yanıyor.. Külleniyor vuslatın kelimeleri yüreğinde.. Bekle beni, avuç içlerindeki kör olası yangınları ıslak kirpiklerimle söndürmeye geliyorum. Yürüyorum zifiri uçurumları aşarak. Gözlerin " gelecek diye " perdelerin arasında gözyaşıyla ıslanmasın. Ben karanfillerin gülümsediği kuşluk vaktinde saçlarına süzüleceğim. Haydi, saat çoktan gece yarısını geçmiş olmalı oralarda..Uyutamasan da hasreti, ne olur gözlerini kapa yıldızlara.. Ben gelirken, yüzündeki hüzün bulutlarını topla göğünden ve uykuya dalmış " vuslat " türkülerini kaldır kirpiklerinden..

Umut fakiri sevdamla kana kana gülüşlerini avuçlarından içmeye geliyorum. Uykular haram sana kavuşana kadar. Geldiğimde bir tutsam ellerini, bir öpsem yüreğini goncalar tebessüm edecek toprağın altından..Güller dökülecek yıldızların avuçlarından..Ah bir sarılsam sana..Rüzgar bile kıskanırdı kavuşmamızı..Sana geliyorum. Leyla sına ağlamaklı Mecnun yoldaşım, Aslı sına kavuşması prangalı Ferhat ise arkadaşım oldu bu yolculukta. Biliyorum zaman akmıyor takvimlerin belinden..Saatler gece yarısını çoktan geçse de uzanamıyorsun yatağına..Hissediyorum bana kavuşmadan yatağına sanki çiviler serpiştirilmiş..Haydi, kapat perdelerini..Süzülmesin gözlerinden yanağına doğru ıslak nehirlerin..Mahpusa düşmesin sevda kokan kelimelerin..Bekle beni, geldiğimde cebinde biriktirdiğin gözyaşlarını yüreğimde kurutacağım. Doya doya sarılıp gözlerinde baharları soluyacağım.

Sana geliiyorum yetim cocukların düşlerini sırtıma yüklenerek. Aşındırıyorum vuslat kaldırımlarını..Karanlığı eze eze sana koşuyorum. Aldırma ellerimin titremesine. Kolay mı gözlerindeki solduğum " hayali " Cenneti nefesinde hissetmek ? Kolay mı ellerine sürülmüş bahar kokusunu doyasıya içime çekmek ? Kolay değil elbet..Kelimeler anlatamıyor içimde büyüyen heyecanı..Of dizlerim titriyor yine.. Ter basıyor alnımı..Yıllar haince güneşini vursalar da , gülen yüzünü soldursa da acılar ne olur ağlama ne olur..Sabır elbisesini giyin üzerine..Umutlarını kanatlandır karanlık gökyüzüne..Ben senin icin yollardayım..Azığım gülüşün , katığım acıların olmuşken biraz daha dayan gül yüreklim..Geldiğimde " vuslat " ateşiyle küllendireceğim arsız sancılarını..Ben sökeceğim takvimlerde asılı kalmış gözyaşlarını..Ne olur taş kundaklarda uyut hasretini..Ne olur silme ıslak kirpiklerini..Ben o ıslak yüreğini " sıcak umutlarımla" sileceğim..

Yürüyorum karlı dağları birer birer aşarak. Yorulsam bir an, buğulu bakışlarında " sağır akşamları " senin yanında karşılamanın huzuruyla dinleniyorum..Of serçe edalı bulutların koynunda yürür gibi sana koşuyorum. Bazen yolunu kaybetmiş yağmur yüklü bulutlar " vuslatın " kentini soruyor bana..Bende peşimden gelmelerini söylüyorum..Gögünü yitirmiş kuşları peşime takıp hep birlikte sana geliyoruz..

Sana geliyorken yokluğunu küllendirdim aldığım her nefeste..Hayalimde gözlerini kaç kez öptüm..Kaç kez gül bahçelerinden cicekleri çaldım....Sana geliyorum utangaç ve mahçup bir cocugun düşlerini yüregine sermek için. Gelirken, kaç kez pusulara düştüm. Hor görüldüm karanlıklarda...Öyle zifiri idi öyle katransıydı ki geceler, bastığım her adımda Yusuf un kör kuyuları sandım. Lokma lokma acılarını sundular boğazıma..Ne olur üzülme sen.. Gecelerde yakılsa da bedenim ne olur ağlama sen.. Küllerimden saçlarına gülleri motifleyeceğim.Denizlerin dibindeki incileri yüreğine dizeceğim..Biraz daha sabret uykusuzluga ve bu vuslat kokan yalnızlığa.

Uçurum kenarında toprağa kökleriyle delice tutunmuş "umut çiceklerini " yüreğimle toplamaya geliyorum. Başını dayayıp bir çocuk gibi utanmadan ağlayabileceğin " omuz " olmaya geliyorum.Dilimde Şehrayin türkülerini yakıp kaldırımları aşıyorum..Bil ki, bu yolculuk " vuslata " gebe.. Bu yolculuğun sonunda ya karanlıklarına yıldızları dizeceğim ya da saçlarına baharları işleyeceğim..Bu mapusluk, bu hasret bitecek elbet..Kangren gecelerin yoklugumda islenmeden, ak alınlı günlerin karanlığa bürünmeden kelebeklerin sırtından avuçlarına düşeceğim bir çiğ tanesi gibi..


" Sana geliyorum gül yüreklim
Vuslatı senin gözlerinde yaşamak için.
Uçurumları aşıyorum
Gözlerinde " hayali " Cenneti solumak için."

www.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.ws
Glittery texts by bigoo.ws

Etiketler :geliyorum , senin , vuslatı , yaşamaya , yüreğinde
emili
04 Eylül 2009
20:08
Yorumlar :0
0 fav
 
 
 
 

Elimden Gelen Bu-Atilla İlhan

:. / Patricia C. Costa
Elimden gelen bu ben iki kişiyim
Çoğalmak neyse ne azalmak zor
Birisi seni her an bırakıp gittiğim
Öbürü kan gibi tutulmuş seviyor
Ağzındaki acı alnındaki çizgiyim
Gözlerine kirli bir bulut getirdim
Hiçbir sevinç aydınlığı onu silemiyor

Home / aknacer

Elimden gelen bu ben iki kişiyim
Birisi kapadığın kapılardan gitmiyor
Yağmur yağmaksa o güneş açmaksa o
Bir yerin üşüse onun sıcaklığı
Öbürü en içten çağrını işitmiyor
Alıp tutmaksa o basıp gitmekse o
Bakışları kıyısız deniz uzaklığı
 
lullaby / rosiehardy

Elimden gelen bu ben iki kişiyim
İkisi birden çıkmaya uğraşıyor
Bilmem ki hangisinden nasıl vazgeçeyim
Birisi yeni baştan serüvene başlamış
Öbürü silahında son mermiyi sıkıyor
Çoğalmak neyse ne azalmak zor
...


Attila İlhan
www.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.ws
Glittery texts by bigoo.ws

Etiketler :atilla , bu , elimden , gelen , ilhan
emili
19 Haziran 2009
21:37
Yorumlar :0
0 fav
 
 
 
 

Dilek-Ceyhun YILMAZ

30520412_femmepleure.gif picture in Fantasy and fantastic world

bir tek senin görebileceğin bir yerden
sana gülümsüyorum...
onların duydukları kahkahalarım değil
aşkı tarif gerekirse sana
anlatayım
aşk ne biliyor musun
benim sana yaşadığım,
senin durmadan üstüne bastığın...


Ceyhun Yılmaz
www.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.ws
Glittery texts by bigoo.ws

Etiketler :aşkı , cehun , dilek , gerekirse , tarif , yılmaz
emili
19 Haziran 2009
21:30
Yorumlar :0
0 fav
 
 
 
 
 
 

BLOGGUM A YASAK

25 Mart tarihinden beri haksız yere kapatılan blog servisimizin açılması için gerekli hukuki süreçi başlatmış olduklarını burdan duyurmak istiyorum. Bu hukuk sürecinin bitmesini bekleyeceğiz. Umarız kısa sürede bize ve  binlerce blogcumuza karşı yapılan bu haksız adaletsiz uygulama son bulur.

www.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.ws
Glittery texts by bigoo.ws

Etiketler :bolgguma , yasak
emili
01 Mayıs 2009
15:35
Yorumlar :0
0 fav
 
 
 
 

HANGİ AYRILIK


 

HANGİ AYRILIK?


Hangi sevgili var ki, senin kadar duyarsız ve kalpsiz?

Ve hangi sevgili var ki, benim kadar çaresiz?



Hangi ayrılık var ki, böyle kanasın ve böyle acısın?

Ve hangi taş yürek var ki, benim kadar ağlasın?


Hangi gün karar verdin, küt diye çekip gitmeye?

Hangi lafım dokundu sana, böyle inceden inceye?

Hangi otobüs söyle, hangi uçak, hangi tren?

Seni benden götüren, beni bir kuş gibi öttüren.

Hangi kırılası eller dolanır, kırılası beline?

Hangi rüzgar şarkı söyler, o ay tanrıçası teninde?

Hangi çirkin gerçek uğruna, tükettin güzel ütopyamızı?

Hangi boşboğazlara deşifre ettin, en mahrem sırlarımızı?

Hangi cama kafa atsam?

Hangi kapıyı omuzlayıp kırsam?

Hangi meyhanede dellenip, hangi masaları dağıtsam?



Bende bu sersem başımı, karakolun duvarına vursam.

Kendimi caddeye atıp, arabaların altına savursam.

Hangi tercih beni en hızlı şekilde öldürür?

Hangi şekil öldürmez de, ömür boyu süründürür?

Kayıp ilanı mı versem, şehir şehir dolanmak yerine?

Ödül mü koysam, ölü veya diri seni bulup getirene?

Hangi ayrılık var ki, böyle diş ağrısı gibi durmadan zonklasın?

Hangi cam kesiği var ki, böyle musluk gibi içime damlasın?

Hiç sanmam! ...

Hasta kalbim bunu bir süre daha kaldıramaz! .

Feriştah olsa, böyle eli kolu bağlı bekleyip duramaz.

Hangi mübarek dua,

Hangi evliya tesir eder, seni döndürmeye?

Hangi aptal mazeret ikna eder, ateşimi söndürmeye?

Olur mu be! . olur mu?

Bu da benim gibi adama yapılır mı?

Aşk dediğin mendil mi?

Buruşturup bir kenara atılır mı?

VEFA bu kadar basit mi? Alınır mı? Satılır mı?


Hangi hırsız çaldı, seni yırtık cebimden?

Hangi pense kopardı bizi birbirimizden?

Hangi uğursuz hamal taşıdı valizini?

Hangi çöpçü süpürdü yerden bütün izini?

Hangi yaldızlı otel çarşaf serip barındırdı?

Hangi süslü manzara seni kolayca kandırdı?

Hangi şarlatan imaj böyle çabuk ilgini çekti?

Hangi pembe vaadler o saf kalbini cezbetti?



Dağ gibi adamı eze eze! .....

Hangi anası tipli parlak çömeze,

Hangi alemlerde kahkahanı ettin meze?

Hangi yamyamlara yedirdin o masum rüyamızı?

Hangi mahluklar çiğnedi el değmemiş sevdamızı?

Hangi bıçak keser şimdi benim biriken hıncımı?

Hangi mermi dağıtır insanlara olan inancımı?

Hangi bekçi, hangi polis artık zapteder beni?

Ve! .. Hangi su bağışlatır?

Hangi musalla temizler seni?
www.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.ws
Glittery texts by bigoo.ws

Etiketler :ayrılık , hangi
emili
01 Mayıs 2009
06:23
Yorumlar :0
0 fav
 
 
 
 

SORMAYACAĞIM

320602r6bxj47za6   

Başkaları sorduğunda onlara ne kadar harika,

 ne kadar muhteşem, ne kadar olağan üstü 


olduğuna dair verecek onlarca cevabın var biliyorum. Bir kez daha aynı sözleri duyacağımı 


bildiğim için sormayacağım sana o soruyu... 



Sormayacağım; çünkü, hayatında yaşadığın bitmez tükenmez sorunları yüreğinin kanayışını, 


hayatının eksilişini, içinin daralışını, yaşama sevincinin tükenişini biliyorum... 



Sormayacağım; çünkü, yaşadığın yada yaşamak zorunda olduğun çevreyle, seviyorum dediğin


kişilerle ve hatta tüm insanlarla ortak paydalarının ne kadar az olduğunu ve buna rağmen hala 


 umudunu yeşil tutmaya çalıştığını biliyorum... 



Sormayacağım; çünkü, hayatında yakın geçmişe kadar, tüm çevrendekilerin gıpta ile baktığı


bir çok şey başarıp meyvelerini toplamak için çok çalıştığını, ancak bu topraklarda senin gibi


insanların önüne ne derece devasa engeller dikildiğini ve senin bu engelleri aşabilme gücünün tükenme aşamasında olduğunu 

biliyorum... 



Sormayacağım; çünkü, umduğun, istediğin hayatı bir türlü yakalayamayan ama yine de


bulduğunla yetinmen gerektiğini hissettiren insanların alaycı tavırlarının seni nasıl kahrettiğini, 


 nasıl yorduğunu biliyorum... 



Sormayacağım; çünkü, bu topraklarda yeteneklerine göre değil kimin yanında durduğuna göre


değer kazandığını bildiğini ve bunun sana acı verdiğini, dirensen de kendini artık buralara ait


hissetmediğini biliyorum... 



Sormayacağım; çünkü, geleceğe ait bir çok beklentin olduğu ve bunun için ölesiye çabalamana


rağmen, sevdiğin ve en yakınım dediğin insanların hayata bakışını anlamamaktaki ısrarının seni 


çok üzdüğünü biliyorum... 



Sormayacağım; çünkü, insanların özgürlüğün ne olduğunu bilmediği, bilenlere ise bir kaç gömlek


bol geldiği ve o özgürlüklerin sadece kendine ait bir hak olarak görülmesinin sana acı verdiğini biliyorum... 



Sormayacağım; çünkü, "serde erkeklik var" diyemeyip, saklamadan, gizlemeden, utanmadan


ağlayabildiğini, "ağlamak ne zamandan beri hak oldu, alındı, satıldı, verildi, lütfedildi?" diye isyan ettiğini biliyorum... 



Sormayacağım; çünkü, bazen avazın çıktığı kadar bağırarak, bazense sadece susarak, 


bazen sayfalar dolusu yazarak, bazen de ağız dolusu konuşarak sevdanı anlatmak istediğini, 


ama yine de beceremediğini görüp hayata küstüğünü de biliyorum... 



Evet sana "nasılsın?" diye sormayacağım... Bu bir GÜNÜN sabahı da olsa sormayacağım... 


Şimdi yıka elini yüzünü, gülümse aynalara, kendine çeki düzen ver ve her zaman senden 


bekledikleri maskeyi tak yüzüne... Gülümseyerek  "harikayım, nasıl iyi olmam ki" de yine...  


 

www.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.ws
Glittery texts by bigoo.ws

Etiketler :sormayacağım
emili
24 Mart 2009
12:33
Yorumlar :0
0 fav
 
 
 
 

SEVMEKTEN NE ZAMAN VAZGEÇTİM?

 

 bekle_beni[1]

SEVMEKTEN NE ZAMAN VAZGEÇTIM?

Kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim.

Canın sıkıldığında benimle paylaşmadığını, kırılacak veya tedirgin olacak
olsam bile düşüncelerini açıkça söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim.

Bana yalan söylediğini anladığım zaman vazgeçtim.

Gözlerime baktığında kalbinle bakmadığını ve bana hala söylemediğin şeyler
olduğunu hissettiğimde vazgeçtim.

Her sabah benimle uyanmak istemediğini, geleceğimizin hiçbir yere
gitmediğini anladığım zaman vazgeçtim.

Düşüncelerime ve değerlerime değer vermediğin için vazgeçtim.

Ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim.

Sadece kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek beni hiçe saydığın için
vazgeçtim.

Tablolarımda artık kendimi mutlu çizemediğim ve tek neden sen olduğun için
vazgeçtim.


BENCİL OLDUĞUN İÇİN VAZGEÇTİM!!

Bunlardan sadece bir tanesi senden vazgeçmem için yeterli değildi, çünkü
sevgim yüceydi. Ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini
anladım. Bu yüzden ben de senden vazgeçtim.

www.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.ws
Glittery texts by bigoo.ws

 
 
 

DÜŞLERİMİZ SOLGUN BİR GÜZ BAHÇESİ ŞİMDİ

y1pohe8rmkpeaxmav7dwkupkx0    

Düşlerimiz solgun bir güz bahçesi şimdi




Hıçkırıklara boğulan yalnızlık



Ey hüznü sonbaharın 


ey gözleri bozkır ağıdı 


kaç dilde ağlayacağız daha
 

kaç dilde susacağız 


kaç bahar eksildik, 


kaç yıldız daha sayar ömrümüz / söyle 


dayanır mı yürek bu kadar acıya 



Ay gülümsemiyor 


yıldızlar küs 


yer duman duman 


gök bulut bulut


sırtını dönmüş umut 


heyhat! 


bir uçurum kıyısında


rüzgarı bekleyen yapraklar gibi


ha düştük ha düşeceğiz 


elini vermiyor hayat! 



Ey hüznü ayrılığın 


ey gözleri gül sağanağı 


kaç şarkıda ayrılacağız daha 


kaç şarkıda kavuşacağız 


yolumuz dönmeze vurdu 


yitirdi rengini hayat


düşlerimiz solgun bir güz bahçesi şimdi


bütün sevinçler yaprak döküyor



Geçtiğimiz bütün anılar hüzün 


yollar tutulmuş 


çözülmüşüz, dağılmışız... 


ne yana dönsek 


hüznün sarı yaprakları savruluyor ömrümüzde


sonbahara düşüyor kalbimiz 



Gün geriye döndü 


her yer karanlık 


dört yanımımız ahlar, siyahlar 


o kadar yalnız ve çaresiziz ki,


kaybolduk ışığı tükenen kör kuyularda 


hayatın hüznü bize kaldı, vefası kendine


tükendi içimizdeki çocuk sevinçler


alıp götürmüyor yalnızlığı rüzgar


dağılmıyor efkar


gözyaşıyla yıkıyoruz geçtiğimiz bütün anıları



Ey bir ömrü verdiğimiz hayat


aşk denilen bir çölde bütün hızıyla koşarak, 


bir korku kovalıyor ardımızdan.


dilimizde ağıtlar, 


yüreğimizde ağır bir depremle 


kalakalmışız kederli iki dağ arasında 


gözlerimizde salkım salkım şiir tomurcuğu


ne yana dönsek tufan 



Onulmaz bir acının girdabında, 


kızıl saçlı ateşlerde yandı hayallerimiz 


hep baharları bekledik, dağları, uzakları


yüreğimize sonbahar düştü 


yapraklar üzerinde soldu umutlar


kimsesiz sokaklara savruldu ömrümüz


hayat gülmedi bize



Her sonbahar yapraklar düştüğünde 


hıçkırığa boğuldu yalnızlığımız


bir cehennemden yüreği yaralı dönüyoruz işte 


oysa ne hayaller,


ne umutlarla büyütmüştük gülümüzü ey dünya




Nuri CAN  

www.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.ws
Glittery texts by bigoo.ws